16 Ekim 2026
/
MakaleDüşünceler

1953 Miller ve Urey Deneyi

Dünyanın 4.5 milyar yıl yaşında olduğunu hepimiz biliyoruz. Bundan 1 milyar yıl sonra yani 3.5 milyar yıl önce Dünyamızda yaşam izlerini bulabildik.

Bu organizmalar, suda başlayan yaşamın içinde tek hücreli canlılardan ibaretti. Bu anlamda mikroskopik ölçekte canlılığın varlığını öğrendik.

Tamam da nasıl başladı? Sorusu hep kafamı kurcalamıştır.

Bu soruya cevap ararken önce kendi hayal gücümden yola çıktım. Ardından bilimsel araştırmalara yöneldim. Finali din kitaplarında yaşamın başlangıcına ilişkin bir anlatımın olduğuna dair okumalara yöneldim.

Sonrasında Charles Darwin'in Evrim kuramı beni en çok etkileyen ve doyuran bilgilerle buluşturdu.

Bir gün YTÜ'de Biyogen Kulübü tarafından gerçekleştirilen Evrim Konferansına katıldım. Orada daha önce ayrıntılı olarak bilmediğim kavramıyla tanıştım:

Abiyogenez.

Abiyogenez, kısaca, cansız maddelerin doğal süreçlerle canlılığa geçişinin mümkün olduğunu açıklamaya çalışmaktadır.

Bu anlamıyla Evrim kuramıyla bağdaşmaz fakat destekler niteliktedir.

Evrim, canlılığın oluştuktan sonra nasıl bugüne kadar geliştiğini incelerken Abiyogenez, hiçbir dış etmen olmadan cansızlıktan canlılığın oluşumuna dair hipotezler bütünüdür. Bu anlamıyla bu iki kavram birbirini tamamlayıcıdır.

Velhasıl kelam bu konferansta Miller-Urey Deneyi beni çok etkilemişti.

Stanley Miller ve Harold Urey, Chiago Üniversitesinde doktorası olan iki kimyagerdi. Katıldıkları Nobel Kimya Seminerinden sonra Urey'in aklına organik sentezin ilkel Dünya atmosferinde mümkün olabileceğine dair bir fikre kapıldı çünkü kendisi fiziksel kimya alanında çalışmalar yapmış bir profesördü. Miller onun öğrencisiydi. Miller, bu fikri ilham aldı ve Urey ile beraber çalışmalar yürütmeye başladı.

Canlılığın Ortaya Çıkışıyla İlgili Görüşleri Aydınlatmak İçin Yapılan Miller -Urey Deneyi - Ekşi Şeyler
miller urey

​Bir düzenek tasarladılar: Hazırladıkları düzenekte suyu ısıttılar, çeşitli gazları bir araya getirdiler ve yıldırımları taklit etmek amacıyla sisteme elektrik kıvılcımları uyguladılar.

Deneyin temel amacı: 3.5 - 4.5 milyar yıl önceki Dünya atmosferini taklit ederek inorganik(cansız) maddelerden organik(canlı) maddelerin ortaya çıkıp çıkmadığını gözlemlemekti.

!!! Organik madde ≠ Canlı organizma !!!

1 hafta boyunca bu döngüyü devam ettirdiler. Bir hafta gibi kısa bir süre içerisinde bazı temel moleküllerin doğal yollarla ortaya çıkabildiği gösterilmişti. Söz konusu deneysel ortamda, canlılığın en temel yapı taşı olan 20 Aminoasit üreyebilmişti. Bunun haricinde şekerler de ortaya çıkmıştı.

Aminoasit üremesi çok kritiktir!

Aminoasitlerin vücudumuzdaki görevi birleşerek proteinleri oluşturmasıdır. Proteinler ortaya çıkmaya başladığında enzim, kas, beden, hormonların üretimine başlayarak mikrobiyolojik boyutlardan makrobiyolojik boyutlara geçişimize destek olmakla görevlidir.

Bu anlamıyla Miller-Urey deneyi cansız maddelerin müsait bir ortam altında yeterli zaman verilirse canlılığa dönüştüğünü görüyoruz. Bu da canlı çeşitliliğinin aslında dünyamızda nasıl başladığını anlamaya yeterli oluyor.

Bunu anlayabilmek için kimyager olmaya gerek yok ancak şunu bilmek yeterli: ZAMAN.

"Zaman her şeyin ilacıdır." diye bir söz vardır.

Zaman, burada sabrı temsil eder. Asıl hedefe varana kadar sergilediğin çaba, hedefe giden yola alan açar.

Mesela bir çocuk yürümeyi bir anda öğrenmez. Defalarca ayağa kalkar, düşer, tekrar kalkar. Her başarısız deneme, aslında bedeninin denge kurmayı biraz daha öğrenmesidir.

Günün sonunda çocuğun yürümesini sağlayan şey yürümesi için yeterli olan ZAMAN VE ORTAMDIR.

Bir tohum da toprağa bırakıldığı gün hemen ağaca dönüşmez. Toprak, su ve güneş uygunluğu içerisinde zamana ihtiyaç duyar. Önce kök salar, sonra filizlenir, ardından büyür de büyür.

← Anasayfaya dön