Bağlanma ve Yaşam İlişkileri
Bağlanma ile Yaşam İlişkileri
Hayat bir tecrübe alanı. Bu hepimizin bildiği bir gerçek. Hayatımızda kurduğumuz ilişkiler ise yaşadığımız tecrübelerin bir sonucu.
Ben bu alana daha çok pedagojik gözle bakmayı seviyorum. Çevremde karşılaştığım ikili ilişkilerde yaşanan çatışmaları hep bir adım geriye giderek anlamlandırmaya çalışıyorum. Benim çözümleme stratejim en temelden, inşanın kendisinden başlıyor.
İlk göz her zaman anne-babaya gidiyorum bu durumlarda. İnşanın iki sağlam kolonlarına yani...
Psikolog Ainsworth'ün Yabancı Ortam Deneyinden hareketle bebeklerin yabancı bir ortamda bakım verenlerine ve yabancı bir kişiye verdikleri tepkileri gözlemleyebiliyoruz.
Aşama 1: Anne, gözlemci ile beraber bebeği odaya getirir ve sonrasında gözlemci odadan çıkar.
Aşama 2: Anne, bebeği belirtilen yere bırakır ve sessizce kendi sandalyesine oturmaya geçer. Bu aşama üç dakika sürer.
Aşama 3: Bir yabancı odaya girer. Bir dakika sessizce oturur. Sonra anneyle bir dakika sohbet eder ve sonra yavaş yavaş bebeğe yaklaşır, ona bir oyuncak gösterir. Üçüncü dakikanın sonunda anne görülmeyecek şekilde odadan çıkar.
Aşama 4: Eğer anne odadan çıktığında bebek mutlu bir şekilde oyuncakla meşgul oluyorsa, yabancı kişi katılımcı olmaz. Eğer bebek pasif yani tepkisiz kalırsa ilgisini oyuncağa çekmeye çalışır. Eğer bebek rahatsızlık ya da sıkıntı duyarsa yabancı onun dikkatini başka bir yöne çekmeye ve veya onu rahatlatmaya çalışır. Eğer bebek rahatlamıyorsa bu aşama kısa kesilir. Aksi takdirde bu aşama da 3 dakika sürdürülür.
Aşama 5: Anne içeri girer ve bebeğe hareketlenmesi ve kendisine kendiliğinden bir tepki vermesini sağlamak için kapıda bekler. Yabancı görülmeyecek bir şekilde odadan ayrılır. Anne, bebeği rahatlatarak tekrar oyuncaklarla oynamasını sağlar, duraklar, bebeğe hoşça kal der ve odadan çıkar.
Aşama 6: Bebek 3 dakika odada yalnız kalır. Çok fazla sıkıntı yaşanırsa bu aşama kısa kesilir.
Aşama 7: Yabancı içeri girer, 3 dakika boyunca bebeğe dördüncü aşamada uyguladıklarını uygular. Sıkıntı yaşanırsa bu aşama kısa kesilir.
Aşama 8: Anne odaya geri döner, yabancı odadan çıkar. Anne ve bebeğin birleşmesi gözlemlenir ve durum burada sonlandırılır.
Bu gözlemler sonucunda Bowbly, bebeklerin bağlanma örüntülerini güvenli, kaçıngan (güvensiz) ve kaygılı/kararsız (güvensiz) olmak üzere üç grupta sınıflandırmıştır. Bowlby'ye göre bağlanmanın temelleri bebeklik dönemindeki bakım veren ilişkilerinde atılır ve etkileri ergenlik döneminin sonuna kadar devam ettiğini iddia etmiştir.
Şimdi sosyalleşmenin başladığı ve bağlanma örüntülerinin daha görünür hâle geldiği okul öncesi döneme gitmek istiyorum.
Araştırma, okul öncesi dönemde çocukların ortalama 0,9 ile 1,7 arkadaşa sahip olduğunu; bu sayının ilerleyen okul döneminde 3 ila 5 arasına çıktığını göstermektedir.
3 yaşındaki çocukları bir yuvada gözlemlediğimde bazı çocukların kendilerini güvende hissederek eğitmene yaklaştığını, bazılarının göz temasından kaçınarak eğitmenle yavaş yavaş ilişki kurduğunu, bazılarının ise ilgisiz bir tavırla eğitmenden uzaklaşmak istercesine kaşlarını çattığını gördüm. Bu süreçlerde aklıma hep Bowbly'nin sınıflandırmaları gözümün önüne gelmişti.
Ancak burada kaçırdığımız bir nokta olmalı. Bu deney, bebeklik döneminde; yani iletişimin ve hareket kapasitesinin sınırlı olduğu bir gelişim evresinde uygulanıyor. Üç yaşından sonra ise çocuk artık bedenini ve dilini çok daha etkin kullanmaya başlıyor. Bu nedenle aynı davranışları doğrudan bağlanma stilleriyle açıklamanın zor olduğunu fark ettim.
Bu durumda aklıma ilk gelen şey modellerin etkisiydi. Çocuklar, bakım aldığı ebeveynleri model alıyorsa burada yaşam ilişkilerini etkileyen ikinci bir faktör ortaya çıkıyor.
Eğer ebeveynin eğitmenle ilişkisi kaygılı veya samimi olması çocuğun eğitmenle olan ilişkisini de etkiliyor. Bu durum çocuğun inşa döneminin sonuna kadar da süregeliyor. Yani ergenliğin bitişine dek...
O halde şu çıkarımı yapabilirim:
Bağlanma stili, bireyin kişilerarası ilişkiler kurma sürecini etkilerken; model alma, bu ilişkilerin nasıl başlayacağını ve ilk temasın nasıl kurulacağını etkileyen önemli bir faktördür.
Ayrıca inceleyebileceğiniz makaleler