17 Haziran 2026
/
Makale

Deprem ve Çocuk

Deprem ve Çocuk
Deprem ve Çocuk

DEPREM ESNASINDA ÇOCUKLAR İÇİN NE YAPILABİLİR?

Deprem, Türkiye’nin bir gerçeğidir. Her şeyden önce bu durumun farkında olmak, insan hayatı açısından büyük önem taşır. Türkiye, deprem tehlikesiyle her an karşı karşıyadır. Bu nedenle can ve mal güvenliği her zaman risk altındadır. Afetlerde hayatını kaybeden insanların önemli bir kısmını çocuklar oluşturmaktadır. Çocukların kırılgan yapıları, afetlerden daha fazla etkilenmelerine neden olmaktadır. Türkiye’de uygulanan afet yönetim planları, çocukların ihtiyaçlarının tamamına yeterince cevap verememektedir. Çocukların afetlerden korunması ve olası afetleri en az hasarla atlatabilmeleri için çocuk merkezli afet yönetim planlarının oluşturulması gerekmektedir.

Afetin fiziksel etkileri birkaç hafta içinde sona erse de çocukların duygusal hassasiyetleri bu durumun etkileriyle ömür boyu mücadele etmelerine neden olabilir. Bu nedenle çocukların gösterdikleri tepkiler, gelişim dönemlerine göre değerlendirilerek uygun destek sağlanmalıdır. Travma, güvenlik hissini olumsuz etkiler. Erişkinler bile olağan sorunlara karşı karamsarlaşabilir. Ailenin afet öncesindeki dinamikleri ve afet sonrasında ebeveynlerin verdiği tepkiler, çocuğun göstereceği tepkiler üzerinde önemli rol oynar.

Konkov’un 1991 yılında yayımladığı araştırmaya göre, 1988 yılında yaşanan Ermenistan depreminden sonra yapılan incelemelerde travma yaşantısının akut aşamasında (2-3 hafta) çocukların davranışlarının yetişkinlerin şikâyetlerini yansıttığı görülmüştür. Akut aşamadan sonraki dönemde (4-6 hafta) yetişkinlerin kendi belirtilerini çocuklara yansıttıkları, afetten iki ay sonra ise daha sık psikolojik yardım talebinde bulundukları gözlemlenmiştir. Bunun aksini ortaya koyan araştırma sayısı oldukça azdır. Travma veya stres sonrasında başa çıkmayı destekleyen davranışlar, çocuğun yaşama yeniden uyum sağlaması açısından büyük önem taşır.

“Bir çocuk için annesi ve babası dünyayı temsil eder. Çocuk, annesi ve babası nasıl davranıyorsa dünyadaki herkesin de aynı şekilde davranacağını düşünür.”

— M. Scott Peck

Hissetmenin yaşı yoktur. Çocuklar kadar yetişkinler de güvensizlik duygusunu hisseder. Yaşamın herhangi bir dönemindeki her insan, doğal afetler sonucu oluşan korku, dehşet, karmaşa ve benzeri duyguları bir şekilde yaşar. Ancak çocuklar, gerek bulundukları gelişimsel düzey gerekse sınırlı yaşam deneyimleri nedeniyle doğal afetleri yetişkinlerden farklı yorumlayabilir ve bazı tepkiler geliştirebilirler. Bu tepkiler çoğu zaman çocukların bedensel işlevlerinde kendini gösterir. Çocuğunuz rutin davranışlarından farklı davranıyorsa bunun nedenini anlamaya çalışmanız önemlidir.

Çocuklar, kendilerini güvensiz hissettiklerinde genellikle sözel olmayan birtakım tepkiler geliştirirler. Çünkü yaşadıkları stresi ifade edecek yeterli sözcük dağarcığına henüz sahip olmayabilirler. Çocukların gösterdikleri sözel olmayan tepkiler arasında ağlama, aşırı bağlanma davranışları, parmak emme, uyku problemleri, dışkı ve idrar kaçırma, sese, ışığa ve sarsıntıya karşı aşırı tepki verme ile gelişimsel gerilemeler yer alabilir. Bu davranışların tamamı, korku ve stres gibi duyguların dışavurumudur.

Çocukların 2-5 yaş arasında benmerkezci (egosantrik) düşünme eğilimleri vardır. Benmerkezcilik; çevrede olup biten her şeyi kendisiyle ilişkilendirme, kendi gördüğü şeyleri herkesin gördüğünü ve kendi düşündüğü gibi düşündüğünü varsayma eğilimidir. Bu nedenle afet meydana geldiğinde okul öncesi dönemdeki bir çocuk, “Annemi ve babamı üzdüğüm için deprem oldu.” şeklinde düşünebilir. Bu eğilim çoğunlukla dışarıdan empoze edilen bir düşünce değil, çocuğun kendi iç değerlendirmesinin sonucudur.

Bebeklik döneminde (0-1 yaş) yukarıda bahsedilen düşünce kalıpları ve bazı fiziksel tepkiler görülmez. Çünkü bebekler çevrelerinde olup bitenleri henüz anlamlandıramazlar. Ancak ebeveynlerin endişeli ve kaygılı davranışları bebeği de tedirgin eder. Bu nedenle bir bebeğiniz varsa endişenizi aşırı şekilde göstermemeye çalışın. Bebekle ilgilenirken kaygınızı istemeden de olsa ona yansıtabilirsiniz. Bebek, güvenli hissettiği anne kucağını stresli ve güvensiz olarak algılayabilir. Sonuç olarak yeme, uyku ve kazandığı bazı sosyal becerilerde gerileme görülebilir.

Her çocuğun gelişim dönemine uygun davranmak şarttır. Bebekler çoğunlukla depremi ve afetleri anlayamazlar. Üç yaşından sonraki çocuklar ise afetin nedenini ve yaşanan olayların sonuçlarını anlamlandırmakta zorlanırlar. Bu durum da onların stres yaşamalarına neden olur. Yapılan uygulamalar göstermektedir ki çocuk ne kadar küçük olursa olsun, sade ama gerçekçi açıklamalar yapmak olumsuz tepkileri azaltmaktadır.

Çocukları, yaşadıkları deneyimi sözel ya da sözel olmayan yollarla ifade etmeye teşvik etmeliyiz.

Bunun en etkili yollarından biri resim çizdirmektir. Çizim çoğunlukla bir şeyin temsil edilme biçimidir. Çocuk resimlerinin en önemli özelliklerinden biri, çocuğun düşünce biçimini ve iç dünyasını yansıtmasıdır (Haluk Yavuzer, Resimleriyle Çocuk).

Oyunlar Oynayın

Örnek 1: Deprem olmadan önce bilinçlendirme amacıyla deprem temalı oyunlar oynayabilirsiniz. Deprem sırasında yaşanabilecek sarsıntıyı güvenli bir şekilde canlandırarak çocuğun kendini nasıl koruyacağını gözlemleyebilirsiniz. Daha sonra uzmanların önerdiği Çök–Kapan–Tutun tekniğini oyunlaştırarak uygulayabilirsiniz. Bu oyun, olası bir deprem anında doğru davranışların refleks hâline gelmesine yardımcı olabilir.

Örnek 2: Deprem öncesinde veya sonrasında depremle ilgili ya da farklı konularda hikâye kitapları okuyabilirsiniz. Hikâyeler eşliğinde sohbet edebilir ve canlandırmalar yapabilirsiniz.

Örnek 3: Çocuğunuzla birlikte Ters Yüz filmini izleyebilirsiniz.

Bu süreçte çocukların duygularını bastırmamak veya sansürlememek gerekir. Soru sormalarını destekleyin ve duygularını ifade etmelerine fırsat tanıyın.

Günlük yaşam rutinlerini mümkün olduğunca sürdürmeye çalışın.

Çocuğunuz anaokuluna gidiyorsa onu okula göndermekten çekinmeyin. Okul, günlük yaşamın önemli bir parçasıdır. Arkadaşlarıyla vakit geçirmek, çocuğun sosyal destek almasını sağlar ve stresini azaltır. Ayrıca öğretmen desteği görmek de önemlidir. Sizin fark edemediğiniz bazı sorunları öğretmenler mesleki deneyimleri sayesinde gözlemleyebilir ve size yol gösterebilir.

Her zaman iyi bir rol model olmaya özen gösterin. Çocuklar ebeveynlerini dünyanın bir yansıması olarak görürler. Çünkü doğduklarında ilk gördükleri ve güvendikleri kişiler sizlersiniz. Bu nedenle siz nasıl davranırsanız onlar da benzer davranışlar geliştirecektir. Bu süreçte sakin ve sağduyulu davranmaya özen gösterin. Sürekli kaygı ve çaresizlik içeren söylemlerden kaçının.

Son olarak, çocuğunuzu deprem haberlerine mümkün olduğunca maruz bırakmayın. Sürekli tekrar eden görüntüler ve haberler çocuklarda kaygıyı artırabilir. Haberleri sınırlı şekilde izlemesini sağlayın ve yaşına uygun açıklamalar yapın.

Anasayfaya dön